Ana içeriğe atla

Kayıtlar

bağışıklılık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Her Yıl COVID-19 Aşısı mı Olacağız?

İlk kez ortaya çıktığından beri SARS-CoV-2 virüsü ve grip virüsü sıklıkla karşılaştırılıyor. Nedenini görmek ise zor değil: ikisi de havaya yayılan, potansiyel olarak ölümcül virüsler. Elbette artık bu yüzeysel benzerliklerin bazı ölümcül farklılıkları gizlediğini biliyoruz: COVID-19 gripten çok daha şiddetli ve tehlikeli. Ancak aşılarla ilgili bilim gelişmeye devam ettikçe, iki hastalığın ortak bir yanı daha varmış gibi görünmeye başlıyor: Vücudumuzun onlarla savaşmasına yardımcı olmak için yıllık olarak takviye aşı ihtiyacı… Yeni mRNA aşılarından birinin arkasındaki biyoteknoloji şirketi Moderna, geçtiğimiz hafta yıllık Ar-Ge Günü’nde kanser, kalp hastalığı ve çeşitli solunum yolu hastalıklarına karşı mRNA aşılarının geliştirilmesi de dahil olmak üzere bir dizi ilerlemeyi duyurdu. Ancak, sağlık araştırmacıları ve hükümetler COVID-19 aşılarının geleceğine baktıkça, duyurdukları bir program – grip ve COVID-19 destekleyici aşı kombinasyonuna yönelik ilk adımlar – özellikle dikkat çekici...

Bazı Bakteriler Stres Altında Hücre Duvarını Kaybediyor

İpliksi bakteriler, ozmotik stresin etkisi altında artık bir hücre duvarı olmayan hücreler oluşturur. Hücre duvarı, bakteri için koruma görevi gören bir yapıdır. 4 Aralık’ta (2018)  Nature Communications ‘da yayımlanan bir  çalışmada , toprakta bulunan ve antibiyotik üreten ipliksi bir bakteri olan aktinomisetler üzerinde araştırmalar yürütüldü. Bakterilerin, kendilerini stresin çeşitli biçimlerine karşı koruyan ve dolayısıyla da önemli bir yapı olan hücre duvarına sahip oldukları bilinir. Fakat aktinomisetler üzerinde yürütülen çalışmada, araştırma ekibi, çoğu  aktinomisetin  ozmotik stresin etkisi (örneğin; denizdeki gibi yüksek tuz konsantrasyonu) altında hücre duvarı olmayan hücreler ürettiğini keşfetti. Mikroskopla yapılan gözlemlerde, bakterilerin bu koşullar altında hücre duvarı olmayan yuvarlak hücreler oluşturduğu görüldü. Hücre duvarı bulunmayan bakterilerin olduğu bir süredir biliniyordu ancak şimdiye kadar sadece yapay koşullar altında, örne...

Bilim İnsanları, İnsan Bağışıklık Sisteminde Yepyeni Bir “Mikro-Organ” Keşfetti

Araştırmacılar, farelerin ve insanların bağışıklık sistemlerinde yepyeni bir ‘mikro organ’ keşfettiler. On yıllar boyunca bu tarzda bir keşif yapılmamıştı. Üstelik bu keşif, bilim insanlarının gelecekte daha etkili aşılar geliştirmelerini sağlayabilir. Yüzyıllardır süren aşı çalışmaları, vücudun bir kez özel bir enfeksiyon türü ile karşılaşması durumunda, bir dahaki sefere bu enfeksiyona karşı daha iyi savaştığını gösteriyor. Bu yeni araştırma, keşfedilen mikro organın, vücudumuzun bağışıklığı ‘hatırlamasında’ anahtar bir role sahip olabileceğini ileri sürüyor. Avustralya’da yer alan Garvan Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü’ndeki araştırmacılar, farelerin bağışıklık sisteminde yer alan lenf düğümlerinin üzerinde bulunan ve “Subcapsular Proliferative Foci” (kısaltılmış hali ile SPF) olarak isimlendirdikleri ince, yassı yapıları fark etmişler. Tespit edilen bu yapılar, enfeksiyona karşı bir savaş başlatabilmek amacıyla planlar yapan biyolojik bir karargâh gibi görünüyor.   ...