Ana içeriğe atla

Kayıtlar

hücre etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Japonya insan embriyosunda genetik değişikliğe izin verecek

Japonya'da insan embriyosunda genetik değişiklik yapılmasına izin veren kuralları içeren taslak çalışma yayımlandı. Taslak insan embriyosuna DNA kurgulama araçlarıyla müdahaleye izin veriyor. "Nature" dergisinde yayımlanan habere göre, sağlık ve bilim alanında çalışan bakanlık ve ilgili kurumların temsilcilerinden oluşan uzman heyeti, "CRISPR–Cas9" gibi DNA zincirlerini kurgulamaya olanak sağlayan araçların insan embriyosuna uygulanmasına izin veren çalışma taslağını kamuoyunun dikkatine sundu. Taslakta önerilen kurallar, embriyonun genetiğinin yalnızca araştırma amacıyla değiştirilmesine izin veriyor, üreme amaçlı değiştirilmesini yasaklıyor ancak bu konuda yasal yaptırım öngörmüyor. Uzmanlar, insan embriyosunun genetiğinin araştırılmasının, insanın erken gelişim döneminin aydınlatılması yanında kalıtsal hastalıklara yol açan genetik mutasyonların düzeltilmesine de olanak sağlayabileceğini belirtiyor. İnsan embriyosunun bilimsel araştırmalarda kul...

DNA, Hücre Biçiminin Belirlenmesinde de Rol Alıyor

Yaşamın temel birimi olarak hücre, yaşayan tüm canlıların en dikkatli incelenen bileşenlerinden biri. Yine de temel süreçlerden bazıları anlaşılmayı bekliyor; örneğin hücrelerin biçimlerini nasıl aldıkları sorusu gibi. Kaliforniya Üniversitesi San Diego Kampüsü’nde biyoloji ile fiziğin kesiştiği bir araştırma üzerinde çalışan bilimciler,  hücre biçimlenişi nin köküne ilişkin beklenmedik bir keşif yaptı. Cell  dergisinin 8 Şubat 2018 tarihli sayısındaki bildiride, canlıbilimciler Javier Lopez-Garrido, Kit Pogliano ve çalışma arkadaşları, bakteri hücrelerinin şekil alışında, DNA’nın mimari bir rolü olduğunu gördüklerini duyurdu.  Bacillus subtilis  bakterisi üzerinde çalışan ekip, DNA’nın genetik bilgiyi kodlamanın yanı sıra, bakteri hücrelerini “ şişirdiğini ” de açığa çıkaran bir dizi deney yaptıklarını belirtiyor. Araştırmacılar, DNA’nın bir balonu şişiren hava gibi davrandığını ve genetik bilgiyi taşıyan bir molekül olmaktan başka etkilerde de bulu...

MS Tedavisi İçin Myelin Kılıfı Onaran Peptit Geliştirildi

MS yani multipl skleroz hastalığı nöronları koruyan miyelin kılıfa bağışıklık sisteminin saldırmasıyla oluşan ,elden ayaktan düşüren bir hastalıktır. Aynı elektrik kablolarının yalıtan plastikler gibi miyelin kılıflar zarar gördüğünde, beyin ve vücudumuz arasında iletişim sekmeye uğrar. Bu da motor fonksiyonlarda ve bilişsel kabiliyetlerde bozulmaya neden olur. İşte şimdi Melbourne Üniversitesi’nden bilim insanları miyelinin kendini onarmasını sağlayabilecek sentetik bir peptit geliştirdi. Bu sayede bu hastalığın gelişimi yavaşlatılabilir.  MS çok karmaşık bir hastalık olmakla beraber,diğer taraftan tedavilerin yöneldiği birkaç hedef var . Genelde MS tedavileri bağışıklık sisteminin miyeline karşı aşırı tepkisini kısa süreli durdurmak , çözüm yollarından biri. Yapılan çalışmalarda B hücrelerini yok etmek myeline toleransı iyileştirebilir ya da tümüyle bağışıklık sistemini yeniden başlatmak belki de başka bir çözüm olabilir. Diğer taraftan, miyelin kılıfı kök hücre ya ...

9 Ölümcül Virüs

MARBURG VİRUS İlk kez 1967’de keşfedilen ve Almanya’da Uganda’dan ihraç edilen maymunların yol açtığı küçük bir salgına sebep olmuştur. Ebola ile benzer olan Marburg Virüs kanamalı ateşe sebep olur, organ yetmezliği ile seyreder ve ölümcüldür. EBOLA 1976’da Sudan ve Kongo’da aynı anda meydana gelen bir salgından sorumludur ve bugün hala popüleritesini korumaktadır. Kan ya da vücut sıvıları ile bulaşmaktadır. Bunun yanı sıra enfekte hayvanların da insanlara virüsü bulaştırdığı düşünülmekte fakat tam mekanizma hala bilinmemektedir. 2014’de Batı Afrika’da meydana gelen, en büyük salgındır. KUDUZ 1920’lerde kuduz aşısının bulunması ile virüs dünya çapında neredeyse yok denecek kadar azdır. Ama Hindistan ve Afrika’da hala ciddi problemlere sebep olabilmektedir. Beyine ciddi hasar vermektedir. Fakat kuduz bir canlı tarafından ısırılan bir insan, aşı olmadığı taktirde, ölüm oranı %100’dür. HIV  Modern dünyanın ölümcül virüslerinden biri olmaya adaydır. Halih...

Bağışıklık Hücrelerinin, Kalp Atışında Şaşırtıcı Bir Rol Oynadığı Keşfedildi

Kalp atışımız bizi hayatta tutan en önemli şeydir aslında. Her ne kadar beyin mi yoksa kalp mi daha önemli tartışması hâlâ devam etse de, esasında çok farklı fonksiyonları olan bu iki organı karşılaştırmak pek de mantıklı değildir. Ancak şöyle bir gerçek var ki; beyin ölümü gerçekleşen hastalar bitkisel hayata girseler de vücutları hâlâ yaşamaya devam ediyor. Oysa kalp atmayı durdurursa beyin fonksiyonunu yitiriyor ve ölüm gerçekleştiriyor. O nedenle kalp atışımız, bizi hayatta tutan en önemli şeydir. Kalbin atması aslında o kadar da basit bir süreç değildir. Birçok fizik kuralını da içeren bu süreç, çok ince ayrıntı ve mekanizmalarla gerçekleşmektedir. 20 Nisan 2017 tarihinde  Cell ‘de yayımlanan  araştırmada , bağışıklık sisteminin en önemli elemanlarından biri olan makrofajların,  farelerde  kalp kası hücrelerinin kasılmasını sağlayan, elektrik sinyal iletimine yardımcı olduğu keşfedildi. Makrofajlar , temelde vücudu, istilacı patojenlere karşı ...

Örümcek ve Böceklerde Beden Bölümlenmesi Sağlayan Ortak Atasal Gen Belirlendi

Bilimciler, örümcek gelişimi sırasında bölümlenmeyi kontrol eden önemli bir geni belirledi. Bu bulgu,  böceklerdeki  bölümlenme kontrolü ile  örümceklerdeki  bölümlenme kontrolü arasındaki benzerliği de ortaya çıkardı. Örümcekler, böcek grubunda olmayıp, akrep, mayt, opalinid ve kenelerle birlikte “araknitler” yani “örümceğimsiler” topluluğunu oluşturur. Bu iki grup arasındaki evrimsel tarihçeye değinen araştırmanın ayrıntıları  eLife dergisinde yayımlandı. Yapılan çalışma,  Sox geni nin örümcekte ikilendiği (İng.  duplicated ) ve daha sonra, böceklerde hâlâ bölümlenmede kullanılan bir başka ilişkili Sox geninin işlevinin yerini aldığına işaret ediyor. Bu da, böylesine çeşitlilik sergileyen hayvanların beden yapılandırmalarında rol oynayan evrimsel gizlere yeni bir ışık tutuyor. Bölümlenme, eklembacaklıların temel bir gelişim süreci olup, farklı işlevlere sahip beden bölümlerinin oluşumunu sağlar. Böceklerde bu iki yolla gerçekleşir: Ya tüm bö...